ÇELEBİ ABDÜLCELÎL

Mevleviyye tarîkatının Mısır’da yetişen büyüklerinden. Doğum târihi ve yeri belli değildir. On yedinci yüzyılda yaşamıştır. Babası Mevlevî şeyhlerinden Çelebi Alâüddîn Efendidir. Küçük yaştan îtibâren babasından zâhirî ilimleri öğrendi. Sonra dergâhda bir köşeye çekilip devamlı tasavvuf büyüklerinin eserlerini okuyup mütâlaa etmekle vakit geçirdi. Gücü yettiği kadar büyüklerin nasîhat ve tavsiyeleri ile amel etmeye çalıştı. İlim, amel, ihlâs ve ahlâkda zamânının önde Devamı için tıklayınız…

ÇANDARLI KARA HALİL HAYREDDÎN PAŞA

Osmanlı Devletinin ilk vezir ve kâdılarından. Hanefî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr velî. İsmi Halil bin Ali’dir. Bugün Eskişehir’e bağlı Sivrihisar’ın Cendere köyünde dünyâya geldi. Bu sebeple Cenderî ve Çandarlı diye nispet edildi. Doğum târihi bilinmemektedir. 1787 (H.789) târihinde Serez’de vefât etti.

Çandarlı Kara Halil, küçük yaştan îtibâren devrin ulemâsından dersler almaya başladı. Ancak onun Bilecik ve İznik kâdılıklarına tâyinine kadar geçen zaman hakkında mâlûmat, bilgi yok denecek kadar azdır. Yalnız onun Osmanlı Beyliğinin kuruluşunda mühim rolü olan ahî teşkîlatı içinde yer aldığı ve Osman Gâzi’nin kayınpederi ahî reislerinden Şeyh Devamı için tıklayınız…

ABDULLAH EL-ACEMÎ

Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Şeyh Abdullah el-Acemî’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Haleb civârında Bire yakınındaki Kefertaşe köyünde ikâmet ederdi. Bağ-bahçe ile uğraşır, çiftçilik yapardı. Üstün hâller ve kerâmetler sâhibi bir zâttı. 1242 (H. 640) senesinde doğduğu yer olan Kefertaşe köyünde vefât etti. Kabri ziyâret mahallidir.

Menkıbelerinden bâzıları şöyle nakledilmiştir: Devamı için tıklayınız…

ABDULLAH BİN ABDÜLGANÎ EL-MAKDİSÎ

Evliyânın büyüklerinden, hadis ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimi. Künyesi Ebû Mûsâ olup, ismi, Abdullah bin Abdülganî bin Abdülvâhid bin Ali el-Makdisî’dir. Lakabı Cemâlüddîn’dir. 1185 (H.581) senesi şevvâl ayında doğdu. 1232 (H.629) senesi ramazan ayında cumâ günü Şam’da vefât etti.

Abdullah el-Makdisî, Kur’ân-ı kerîmi amcası Şeyh el-İmâd’dan öğrendi. Fıkıh ilmini Şeyh Muvaffakuddîn’den, Arab dilinin inceliklerini ise Ebi’l-Bekâ el-Akberî’den öğrendi. Şam’da; Abdurrahmân bin Ali el-Harkî, İsmâil el-Cinzevî ve Ebû Tâhir el-Huşûî’den, Bağdâd’da; Abdülmün’îm bin Küleyb, El-Mübârek bin Matuş ve Mes’ûd El-Cemâl’dan, İsfehan’da; Halîl er-Râzânî ve Ebü’l-Mekârim el-Lebbân’dan, Mısır’da; Ebû Abdullah Devamı için tıklayınız…

ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ (OSMAN) EL-YUNEYNÎ

Evliyânın büyüklerinden. İsmi Abdullah bin Abdülazîz bin Ca’fer el-Yuneynî’dir. Künyesi Ebû Osman’dır. Doğum târihi bilinmemekle berâber 1136 (H.530) senesinden sonra Sûriye’de Ba’lbek beldesine bağlı Yuneyn köyünde doğduğu kaydedilmiştir. 1220 (H.617) senesinde vefât etti. Ömrü seksen sene civârında idi. Defnedildiği yere türbe yapıldı. Türbesi Ba’lbek’de olup, istifâde edilen bir ziyâretgâhtır. Şam’da zamânının âlim ve velîlerinden ilim ve feyz alarak yetişti. Zühd sâhibi, dünyâya düşkün olmayan, heybetli, uzun boylu, cesur, iyiliği emreden, Devamı için tıklayınız…

ABDULLAH BİN ABDÜLAZÎZ

Dokuzuncu yüzyıldaki hadîs âlimlerinin meşhûrlarından. Ömerî ismiyle de tanınmıştır. 800 (H.184) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. Babasından ve diğer âlimlerden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kendisinden ise Süleymân bin Muhammed bin Yahyâ bin Urve bin Zübeyr, İbn-i Uyeyne, İbn-i Mübârek, Mûsâ bin İbrâhim gibi âlimler hadîs-i şerîf bildirmişlerdir. Devamı için tıklayınız…

ABDİL DEDE

Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Darıveren kasabasında medfundur. 1071′de Sultan Alparslan’ın Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu’da İslâmiyeti yayan derviş gazilerdendir. Avşar ovasında Bizanslılarla yapılan savaşlarda gösterdiği kahramanlık ve kerâmetleri halk arasında söylene gelmektedir.

ABBAS MEHDİ

Erzurum’un Mehdî Abbas Mahallesine ismini veren bu mübârek zâtın Saltukoğulları devrinde yaşadığı tahmin edilmektedir. Türbenin yakınında Abbas Mehdî’nin yaptırdığı bir de mescid bulunmakta olup son yıllarda tamir görmüştür. Türbedeki dört kabirden yalnız birinin kitâbesi vardır. Bu mezarda Kağızmani medresesini yaptıran Hacı Mehmed’in torunu ve aynı zamanda medresenin ikinci vâkıfı Ahmed Ağa yatmaktadır. Vefâtı 1845 (H.1262)’dir. Medrese ise günümüze ulaşmamıştır.

ABBÂS BİN HAMZA EN-NİŞÂBÛRÎ

Hadîs âlimi, hatîb ve velî. Künyesi Ebü’l-Fadl’dır. Evliyâdan Ebû Bekr Hafîd’in torunudur. 900 (H. 288) senesinde vefât etti. Zünnûn-i Mısrî ve Bâyezîd-i Bistâmî ile sohbet etmiştir. Hadîs-i şerîf öğrenmek için memleketleri gezerdi. Evliyânın meşhûrlarından ve Şam’ın güzel kokulu çiçeği diye meşhur Ahmed bin Ebi’l-Havârî hazretlerinden hadîs-i şerîf okudu. Gündüzleri oruç tutar, geceleri namaz kılardı. İnsanlara doğru yolu gösterir, İslâmiyetin emirlerine sıkı sarılmaları için çok gayret sarfederdi. Vâz ve nasîhatlar ederdi. Bu sebeple “El-Vâiz” lakabıyla meşhûr oldu. Devamı için tıklayınız…

ABAPÛŞ-İ VELÎ

Anadolu evliyâsından. İsmi Bâli Mehmed Çelebi olup, Bâlî Sultan olarak da bilinir. Germiyan şehzâdelerinden Hızır Paşanın oğludur. Dedesi Süleymân Şah, Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’nin oğlu Sultan Veled’in kızı Mutahhara Sultan ile evli olduğundan, soyu Mevlânâ hazretlerine ulaşır. Babası ona, saltanat elbisesi yerine tarîkat abası giydiği için “Abapûş-i Velî” lakabını vermiştir. Devamı için tıklayınız…