Toplumsal Narsisizm

Bu bölüme kadar bireysel narsisizm üzerinde durduk. Yazının geri kalan bölümünde savaşlara, kıyımlara bile neden olabilen “toplumsal narsisizm”i inceleyelim.
Kendisini var etmek isteyen herhangi bir topluluğun her bir ferdi narsist enerjiyle dolmak zorundadır. Dahası o topluluğun üyeleri kendi topluluklarının öteki topluluklardan daha üstün olduğuna inandırılmalıdırlar. Devamı için tıklayınız…

Narsist Bir Kişiyi Nasıl Tanıyabiliriz?

Kolaylıkla tanınabilen bir tip vardır. Bu tip kendi kendine yeten bir kişinin tüm belirtilerini gösterir; boş sözler ettiği zaman bile kendini çok önemli bir şey söylemiş gibi hisseder. Başkalarının söylediklerini çoğunlukla dinlemez ya da onlara ilgi duymaz. (Zeki bir insansa, bu tutumunu sorular sorarak ya da karşısındakine ilgi duyuyormuş gibi yaparak saklamaya çalışacaktır.) Devamı için tıklayınız…

Bireysel Narsisizm

Narsisizm genel olarak, kişinin kendi ruhsal ve bedensel benliğine ya da kimliğine aşırı bir bağlılık ve beğeni duyması, kendi kendisini beğenmesi, kendi kendine hayran olması anlamına gelmektedir (Felsefe Sözlüğü; Ahmet Cevizci). Narsisizmin kendini beğenmişlik, ben-merkezcilik, başkalarının yaşadıklarına ve onlara yaşattıklarına duyarsızlık gibi birçok özelliğini yukarıda anlattığımız öyküde görebilmekteyiz. Devamı için tıklayınız…

Patolojik Narsisizm Tipleri

“Patolojik narsisizm” terimi Kernberg’e göre nevrozdan narsisistik kişilik bozukluğuna dek uzanan geniş bir bozukluk yelpazesini kapsar (Kernberg, 1975).

• En az sorunlu olan bozukluklar nevrozlarla ve nevrotik karakter patolojisiyle bağlantılı narsisistik bozukluklardır. Devamı için tıklayınız…

Modern Kapitalizm Ve Narsisizm Çağı

Modern kapitalist toplumda üretim giderek toplumsallaşmış, karmaşık bir hal almıştır. Teknolojik ilerleme beraberinde üretimde bolluğu getirmiş ve emeğin üretim içindeki rolünü değiştirmiştir. Meta ekonomisinin had safhaya ulaşması ve tüm yaşam alanlarını kuşatmasıyla beraber artık günümüz insanı, tüm gereksinimleri için ötekine muhtaç hale gelmiş; bu gereksinimleri karşılayabilmek için kaçınılmaz olarak meta ekonomisinin dolayımına girmek zorunda kalmıştır. Devamı için tıklayınız…

Narsisizm Çağında Arzunun Konumu

Joel Kovel (1976), tüketim toplumunda reklâm yoluyla enfantil arzuların kışkırtılması, medyanın ve okulun ebeveyn otoritesini ele geçirmesi, sahte kişisel tatmin vaadiyle içsel hayatın rasyonalizasyonu sonucunda yeni bir “sosyal birey” tipinin ortaya çıktığını ileri sürer.

Gerçekten de erken kapitalist dönemin aksine, çağımızın en karakteristik özelliği arzuların bastırılması değil bilakis kışkırtılmasıdır. Devamı için tıklayınız…

Narsisizm Ve Yaşam Felsefesi

Narsisizm incelemeleri, bize bu hayatın nasıl yaşanması gerektiğine, bu hayat nasıl yaşanırsa mutlu, tatminkâr ve huzurlu bir hayat olacağına dair bir ipucu verebilir mi, en azından bu yönde bir sezgi kazandırabilir mi acaba?

Narsisizm aracılığıyla insan varoluşunun incelenmesi anlamlı, tatminkâr ve mutlu bir yaşamın ancak dünyanın özbenliğimizle (ve arzularımızla) örtüşmesi ve temâsıyla mümkün olduğuna işaret etmektedir. Devamı için tıklayınız…

Narsisistik Kişilik Bozukluğunun Düzeyleri

Narsisistik kişilik bozukluğunun; yüksek, orta, düşük olmak üzere, her biri narsisistik savunmaların işlevselliği tarafından belirlenen üç düzeyi vardır (Kernberg, 1975; Masterson, 1990). Düzeylerarası farkı; çatışmaların şiddeti, savunmaların niteliği, ego gücü ve becerileri, çevresel elverişlilik yaratıyor gibi gözükmektedir. Devamı için tıklayınız…

Narsisizm Ve Patolojik Narsisizm

Narsisizme dair elimizde Freud’dan miras kalan, Heinz Hartmann’ın (1950) netleştirdiği neredeyse tek tanım vardır; Otto Kernberg de (1975) bu tanımı sahiplenir ve normal (belki daha doğru bir ifadeyle sağlıklı) narsisizmi benliğin libidinal yatırıma uğraması olarak tanımlar . Kernberg’e göre bu süreç, iyi benlik-nesne-duygulanım temsili biriminin, ego gelişiminin çekirdeği olarak işlev görecek biçimde libidinal yatırıma uğramasıyla başlar. Devamı için tıklayınız…

Narsisizim Nedir

Narsisizm kavramı, kendini cinsel obje olarak alma şeklindeki fetişizm biçimini belirtmek üzere psikoloji literatüründe ilk kez 1887′de Binet tarafından kullanılmıştır. Ardından seksologlar tarafından cinsel bir sapma olarak; homoseksüellerde görülen bir öz sevgi biçimi olarak ve yüzyılın başında bir cinsel ’sapıklık’ (perversion) olarak kullanılmıştır. Ancak terim, Eski Yunan mitolojisinde Narsis mitosunda, bir kişinin kendine aşkı anlamında zaten mevcuttur. Devamı için tıklayınız…