Narsisistik Kişilik

Kişilik, bir kişinin kendine özgü düşünce, duygu ve davranış kalıplarını ifade etmek için kullanılır. Kişilik ilk çocukluk yıllarında şekillenir ve çoğu zaman sonraki yıllarda da önemli değişiklikler göstermeden süregider. Kişilik özellikleri insanların kendisini, başka insanları ve olayları algılama ve yorumlama biçimlerinde; duygusal tepkilerinde; diğer insanlarla ilişkilerinde; Devamı için tıklayınız…

Eşitlik İlkesinin Sonuçları

Bu Ilke’ye göre bilgisi ve inanci ne olursa olsun, bütün varliklar Yaradan karsisinda esittir. O’na nazaran hiç kimse daha ileride ya da daha geride degildir. Kimse kimseye üstün kilinmamistir; efendi-köle ayrimi yoktur. Bu ilke geregi kimseye iltimas geçilmez ve kimse haksizliga ugramaz. Tanri Yasalari, hükmünü her varlik üzerinde esit sekilde icra eder. Devamı için tıklayınız…

Varlıkların Durumu

Varligin Birligi Ilkesi’ne göre Yaradan için Varlik Bir’dir. Yani O’nun nezdinde varliklar degil, tek Bir Varlik mevcuttur. Bir olan Yaradan’in Bir yansimasi vardir; o da Varlik’tir. Tezahür öncesi tek ve Bir olan Varligin, tezahür ettikten sonra çokluga bürünmesi Varligin Birligi Ilkesi’ne halel getirmez. çünki tezahür eden Varligin durumu, sonsuz yüzeyli bir elmasin durumu gibidir. Devamı için tıklayınız…

Eşitlik Varoluştandır

Varliksal Esitlik Ilkesi görünen degil, görünmeyen bir temele dayanir. Bu, cismanî ve sekilsel degil, varolustaki esitliktir. Yani varliklar ayri ayri degil, tek bir yaradilis darbesiyle (OL! ya da FIAT!) meydana gelmistir. Tüm varliklar tek bir Merkez’in Kanunlari’na bagli olarak tezahür etmistir. Varliklarin en derin ve temel ortakligi, “olus”laridir. Varolus bakimindan bütün varliklar esittir. Devamı için tıklayınız…

Varlığın Birliği İlkesinin Sonuçları

‘Varlığın Bir’liği ilkesi”nin fizik plandaki tezahürü olarak, bedenli halimizle, kozmik bir bedenin hücreleri gibi birbirimize bağlı durumdayız. Mekanda işgal ettiğimiz konuma bakarak bedenler arasında gördüğümüz boşluklar bizi yanıltmaktadır. Bu yanılgının sonucu olarak kendimizi başkalarından ayrı gibi, bireysellik varmış gibi düşünerek ’sen-ben’ davası güderiz. Devamı için tıklayınız…

Çokluktan Birliğe

Yaratılış Yaradan’dan itibaren açılmaya başlar. Merkez’de ve her şeyin başında O vardır; her şey O’na doğrudur.
Tekamül, zaman ve mekan içerisinde bulunan bir değişme olup Merkez’e yaklaşmanın bir ölçüsüdür. Ancak bu asla ulaşılamayacak bir Merkez’dir.
Varlık, yaratılış küresinin Merkezi’ne yaklaştıkça ayrıntılar ortadan kalkar. Tabi olunan kanun sayısı azalır, ama bu kanunların kapsamı genişler. Her şey , Bir’leşir ve ayniyet kazanır. Devamı için tıklayınız…

Birlikten Çokluğa

Yaradan tarafından meydana getirilen Varlık’ta, o tüm varoluşun bilgisi saklıdır. Bir Merkez’den itibaren, içten dışa genişleyen küreler tarzındaki varlık sistemleri sonsuzluğa uzanır.

Bu yaratılış küresindeki varlık sistemleri birbirinin tezahür sebebidir. Bir tezahür, kendinden önceki bjr tezahürün sebebidir. Bir önceki bir sonrakini türetir. Yani varlık, varlığı yaratır. Devamı için tıklayınız…

Yaratılanların Birliği

Yaratılanlar, yani yine Varlığın sebep Olduğu ve de sonsuz boyut, mekan ve zamana dağılarak çokluk halinde tezahür eden varlıklar (mevcudat), aynı özü taşıdıklarından ve aynı Yaratılış Kanunu’na tabi olduklarından Bir ve Tek’tirler.

Yaradılış ve Tezahür

Yaradan’ın tezahürü Varlık’tır. Tezahür eden Yaradan’ın Kendisi değil, O’nun Bilgisi ya da Kanunu’dur. Kainat bütünüyle Yaradan’ın Tezahürü ya da yansımasıdır.

Tezahür, mutlak sonsuz olan Yaradan’ın kendisini sınırlı olanla ifade etmesi demektir. Yaradan tarafından bakıldığında sonsuzluğun sonlu hale gelmesi söz konusudur. Ancak bu tezahür, varlık açısından gene de sonsuzdur. Bu bakımdan ele alındığında, varlık, çokluk demektir.
Yaradan’ın oluş (var etmek, varlık meydana getirmek) Eylemi yaratılış değildir. Devamı için tıklayınız…

Varlığın Birliği Eylemi

BiR olan Yaradan’ın var ettiği de Bir’dir. Varlığın Bir ve Aynı oluşu Yaradan’ın BiR’liğinden dolayıdır. BiR olandan ancak Bir olan sadır olur.
Yaradan’ın Kanunu değişmez olduğundan farklı statüde varoluşlar düşünüIemez. Oluş, tek BiR Kaynağın, yani Yaradan’a ait tek bir Kanun’un eseridir. Bu sebeple Yaradan için Varlık Bir’dir.

Tezahürden önceki küresel varoluşta tekamül ve hiyerarşi söz konusu değildir. Zaman, mekan ve hareket yoktur. Sadece Bir olan Varlık mevcuttur.
Kainatlar ve o kainatlarda tekamül eden sonsuz çeşitlilikteki varlıklar ayrı ayrı yaratılmamıştır. Farklı olarak gördüğümüz sayısız varlık sistemleri, tek Bir Varlığın çeşitli boyutlardaki tezahüründen ibarettir.

Küresel bir bütünlük halinde olan varlıkların tümü, her biri ayrı varlık çeşidini yansıtan sonsuz yüzeyli tek bir elmas gibidir. Bu bütünlük “Kozmik Yumurta şeklinde sembolize edilmiştir. Varlığın Birliği ve Bütünlüğü, başsız ve sonsuz olmaktır. Her varlık hem baştır , hem sondur.
Varlığın BiR’liği, görünmeyen bir BiR’liktir. Bu Bir’lik öz ya da varoluş bakımındandır. Yani farklı farklı gördüğümüz tüm varlıklar, yapılarında aynı mayayı taşırlar.
Varlığın BiR’liği, yaratılışın sonsuzluğunu ve küreselliğini ifade eder.
Yaradan karşısında varlıklar değil, Varlık vardır. Bu Varlık Bir, Tek ve Aynı’dır. ,
“Varlığın Bir’liği” ilkesi’ne bağlı olarak bütün varlıklar eşittir ve seçme özgürIüğüne sahiptir; ancak varlıksal iradeler birbirini çelmez.